Atatürk olmasaydı..
İlk okul 1. sınıftan itibaren genç beyinlere işlenen atatürk sevgisi, büyüdükçe farklı çatallaşmalardan sonra yerini başka şeylere bırakır oldu. Aile, yetiştirme, çevre gibi olgulara göre her insanda bu işlemenin farklı sonuçları var. Kimisinde ters tepip aşırı bir düşmanlığa sebep olurken, kimisinde gelecekte sapkınlık boyutunda sevdaya dönüştü.
Bize kimi sevmek istediğimizi kimse sormadı. İlk harf ten itibaren bizlere bunu sevmek zorundasınız dediler. Bazılarımız sevdi bazılarımızsa baş kaldırdı. O zamanlar sevmemek de büyük suçtu. Sevmesen dahi itiraf edemezsin, küçük yaşlarda okuldan atılmayla başlayan yaptırımlar fişlenmeye aileye sıçrayacak zararlara türlü mahkeme cezalarına kadar giderdi.
Düşünüyorumda %90 ı müslüman bir ülkedeyiz ve Allah'a söven insana bunların hiç biri uygulanmıyor. Ananıza, babanıza, bacınıza sövenlere uygulanmıyor. Bakın sevmiyorum, inanamıyorum diyenlere demiyorum işi daha da ağırlaştırıp sövenlere diyorum.. Bir tarafta atatürkü sevmemek büyük suçken diğer tarafta Allaha sövmek yaptırımsız. Bizim ülkemizde atatürk gerçekten bütün değerlerin "dinimizin, ailemizin, vatanımızın, milletimizin, gelmiş ve geçmişimizin" üstündemi? yoksa öylemi gösterilmeye çalışılıyor?
Bugün halkın seçtiği cumhur başkanına (ülkenin 1. insanıdır kendisi. En rütbeli, en kıdemli, en büyük sözün sahibi makamdır.) hakaret ediyor, sövüyor, iftiralar atıyor ve hala elini kolunu sallayarak dolaşıyor.
Bugünkü konumuz atatürk ne yaptı ne yapmadı, neleri doğru, neleri yanlış yaptı değildir. Boş beyinli koyu kemalist gençlerin ilk kalkanı olan "ulan atatürk olmasaydı...." ile başlayan ve altı doldurulmamış maddeler bugünkü konumuzdur.
İlk okul öğretmenimizin bize işlediği bilgilere göre;
* Atatürk olmasaydı, babanız hans olabilirdi, coni olabilirdi, "artık yunanmı dersiniz, ingilizmi, fransızmı türlü türlü uyruk çeşitliliğinde bir çoğu.."
* ..... olmasaydı, şimdi hala karman çorman harflerle okumayı yazmayı çözmeye çalışıyor olacaktınız, okumayı 1 dönemde öğrenmek mümkün değildi artık 2-3-4 yılda çözerdiniz..
* kılığınız kıyafetiniz berbat durumda sakallı cübbeli çarşaflı bir toplumda yaşardınız,
* ülkemiz bir çok devlet tarafından paylaşılırdı ve şuanki sınırlarımızı rüyanızda dahi göremezdiniz.
gibi gibi gibi...
bunları düşünerek zamanla söylenmiş sözleri sayfalarca sıralamak mümkün.
Bunları hep doğru bildik ama sonradan değişti zihniyetler.
Bunları çürüten mantık nedir?
* Biyolojik olarak çocuk babadan gelir. Yani çocuk spermdir. Ana rahmini kuluçkalık olarak kullanır. Analar değişsede çocuklar yani sperm sabittir. Yani babamız aynı baba olurdu. Kaldı ki babası hans coni moni olanlar insan değilmi? sürekli onlara özenilip örnek gösterilmiyormu? medeniyet seviyesine ulaşmış olanlar onlar değilmiydi hani hedefimiz olan seviye? şimdi niye kötülendiler ki?
Vel hasıl babamız ali veli hasan oldu da noldu bizim o hansın coninin cocuklarından şuan ne farkmız var? Edepsizlikte terbiyesizlikte batının önündeyiz! İslamiyetle hiç alakası olmayan abdesti namazı bilmeyen, islamın imanın şartını sayamayan bir nesil var. eee ? babanın adı hans olsa ne hasan olsa ne?
* Karman çorman harfler den kasıt osmanlıca. Osmanlıca dil alfabe olarak islam harflerinden oluşuyor. Osmanlıca öğrenen birinin Kur'an-ı Kerim okuması kolay olur. Aynı şekilde Kur'an-ı Kerim okumayı öğrenenler osmanlıcayıda çözmüş olurlar :) 3 ay süren yaz tatilinde cami imamından Kur'an-ı Kerim okumayı öğrendim ve aynı tatilde hatim etmiştim. Bahsedildiği iddia edildiği gibi 2-3 yıl sürmediği gibi çok 1 ayda okumayı öğrenmiştim.
Bu noktada bir milletin alfabesini değiştirerek o toplumun tamamını cahil yaparsınız. Bir anda okur yazar oranı 0 a iner. Heleki eski yayınları eski alfabeyide yasaklarsanız o toplumun dini, tarihi, matematiği, kimyası, fiziği, edebiyatı herşeyi biter. 10-15 sene sonra yeni bir nesil yeni alfabe ve bilgilerle yetişmeye başlar. Ama eski kitapların yasaklanıp yok edildiğini hesap edersek yeni kitapların hepsi başka kaynakları esas alacaktır. İslamiyet alfabenin değişmesiyle öyle bir darbe aldı ki anlatılamaz. Öyleki ezan bile minarelerden türkçe okutuldu.. Bu inkılapların ilan edilmesinden bu yana 100 yıl geçtiği halde halen bozuk kaynaklar piyasada pek çoktur.
* Bir toplumun ileri veya geri olmasa kıyafetiyle ne kadar alakalıdır sizce?
Sürekli takım elbiseyle abiye kıyafetlerle dolasan bir toplumda doğan büyüyen birine doğru eğitim verilmedikçe insan olmasında kıyafetlerin ne katkısı olabilir?
Bir toplumu iyi eğitimli yapmak istiyorsanız, faydalı bireyler yetiştirmek istiyorsanız eğitim alanında reformlar yapmalısınız.
Bunları bir kenara koyalım, fotel şapka takmayanların cezalandırılması, sarığını çıkartmayanların asılmasına ne demeli? Bu nasıl bir vahşettir? Nasıl bir demokrasidir? Nasıl bir diktatörlüktür?
* Ülkemizin şuan ki sınırları 20 sene öncesine kadar resmi olmasada gayri resmi şekilde paylaşılmıştı. Hala bugünlerde bile abd de ingilterede farklı basın kanallarında değişik Türkiye haritalarına rastlamak mümkündür. Asimilasyona uğratılan bir millet, sömürge altında bir devlet, her açıdan avrupa ülkelerine mecbur bir vatan...
Bunların hepsini bir kenara koyup şöyle bir düşünelim.
Osmanlı devleti yıkılmış, cumhuriyet ilan edilmiş, yeni bir devlet kurulmuş.
Yeni bir anayasa, yeni alfabe yeni kılık kıyafet v.s v.s. bir çok inkılaplar yapılmış.
Yıllarca bu uğurda insanlar asılmış cezalar kesilmiş. Antlaşmalar yapılmış..
Netice?
Yani bu kadar kavga gürültü. Muhasır medeniyetler seviyesine ulaşmak için heba edilen yıllar..
Netice?
Biz 10 - 15 yıl öncesine kadar 3. sınıf bir ülkeydik. IMF, dış borçlar, siyasetteki istikrarsızlıklar, yolsuzluklar, mafyalar, hortumcular, cuntacılar, medyanın devletten fazla olan gücü, zengin ve fakir arasındaki uçurum, ekonomi herşey berbattı. Alım gücü 0 dı.
Bu yazıyı okuyanlara soralım, siz çocukken veya bundan 20 yıl önce anne ve babanızla dışarıda ne sıklıkla yemek yerdiniz? Haftada 1 ? ayda 1 ? yılda ? hiç ??
Nasıl bir dönemdeyiz ki gün aşırı dışarıda veya dışarıdan, canımız ne çekerse yiyebiliyor?
Araç sayısı trafiği kilitleyecek kadar çoğalmış.. Ev sahibine kızan kiracı gidip ev alıyor..
son 15 yılda nasıl bir yol aldığımızın farkında mısınız?
Dini boyuttan bakacak olursa bu vatanın kutulmasını Allahü teala murat ettiyse bunu Ahmet, Mehmet, Mustafa aracılığıyla yapılması sadece sebeptir. 600 yıl hüküm süren osmanlıda sınırları dünyanın 3te birini kapladığında başlarında atatürk yoktu neticede.
Atatürkü tuplaştırmak çok yanlış ve cahilcedir. Putlaştırılmasını isteyenlerde üst akılın oyununa gelen azınlıktır. "Siz yeni bişeyler yapmayın bakın atatürkünüz var oturun onun yaptıklarıyla övünün." dercesine on yıllarca oynadılar milletle..
Konuyla ilgili internette yaptığım araştırmalara göre bu konuyu maddeler halinde şöyle anlatmışlar;
İşgal Kaldıralamasaydı, Vatanımızı işgal altında tutan düşmanlar neler yapardı, yapmak isterdi?
1- Siyasi gücüde içinde bulunduran hilafeti derhal kaldırırlardı.
2- Hemen eğitime müdahale eder, gençliğin tarihlerini unutmaları için harf devrimi yaparlar, ülkenin alfabesini
kendi harfleri olan Latin- Grek harfleri yaparlardı.
3- Kılık kıyafet devrimi yapıp, her türlü kültürel asimilasyonla, ülkedeki insanları "Batının" olan kendi giyim kuşamlarına zorlar, ve bu kurallara uymayanları asarlardı, keserlerdi, idam ederlerdi.
4- Kendi gibi olmayanları "Uygarlık Dışı" barbar ilan eder. Sokaklarda ve kamu kurumlarda, okullar'da, baş örtüsünü yasaklarlardı.
Bunlar aklımıza ilk olarak gelenler .
Ama şunlarda olabilirdi diyebilirsiniz.
1- Herkesi Öldürürlerdi, diyebilirsiniz ama kapitalist akıl böyle çalışmaz. Mal sattığı ticaret yaptığı gelir kazandığı, emeğini sömürdüğü insanları kimse öldürmek istemez. Onları öldürmek, gelir kapısını kapatmak olur. Kapitalistler ve emperyalistler için insanların ölüsü para etmez.
2- Kızlarımıza ve hanımlarımıza tecavüz ederlerdi, anababası belli olmayan "p.." diye nitelendirilen nesiller doğardı diyebilirsiniz.Kızlarımız genel evlerde turistlere pazarlanıyor. Ama bunlar zaten Antalyada bodrumda gönüllü olarak oluyor.Artık bunları dizilere kadar her yerde ayan beyan yapıyorlar. Bazı bölgelerde "Fuhuş" sokaklara kadar indi. Annesi ve babası belli olmayan bir nesil yetişiyor.Biz bu tarihe kadar "Bakire" kız ve "Bakir" damatlarla övündük! Elhamdülillah bunlar nadirde olmadı. Ama bu gidişin açılan bu çığırın nereye gittiğini ve bundan sonraki senelerde durumun nasıl olacağını siz düşünün?
3- Camileri yıkarlardı diyebilirsiniz, "EVET" yapabilirlermiydi bilmiyorum ama en azından yıkılan camilerin içinde ölürdük , özgür düşünceyi yasaklarlardı derseniz yakın birkaç on sene öncesine bakmanız yeterli, Bizi bilim ve teknooljide bir adım attırmazlardı diyebilirsiniz. Zaten bu ülkede Bilim ve Teknoloji adına ne yapılsa ya öldürülüyor yada beyin göçü yoluyla sömürülüyor.(Aselsan Mühendisleri- Dış ülkelere kaçan genç beyinler)
4- Doğal kaynaklarıımız sömürürlerdi diyebilirsiniz. Zaten savaş sonrası gizli anlaşmalarla şu anda doğal kaynaklarımızı kullanamıyoruz. Ülkemiz her sloganda "doğal kaynakları çok zengin bir ülke" ama kimsenin faydalanamadığı doğal kaynaklar!
Düşünüyorumda %90 ı müslüman bir ülkedeyiz ve Allah'a söven insana bunların hiç biri uygulanmıyor. Ananıza, babanıza, bacınıza sövenlere uygulanmıyor. Bakın sevmiyorum, inanamıyorum diyenlere demiyorum işi daha da ağırlaştırıp sövenlere diyorum.. Bir tarafta atatürkü sevmemek büyük suçken diğer tarafta Allaha sövmek yaptırımsız. Bizim ülkemizde atatürk gerçekten bütün değerlerin "dinimizin, ailemizin, vatanımızın, milletimizin, gelmiş ve geçmişimizin" üstündemi? yoksa öylemi gösterilmeye çalışılıyor?
Bugün halkın seçtiği cumhur başkanına (ülkenin 1. insanıdır kendisi. En rütbeli, en kıdemli, en büyük sözün sahibi makamdır.) hakaret ediyor, sövüyor, iftiralar atıyor ve hala elini kolunu sallayarak dolaşıyor.
Bugünkü konumuz atatürk ne yaptı ne yapmadı, neleri doğru, neleri yanlış yaptı değildir. Boş beyinli koyu kemalist gençlerin ilk kalkanı olan "ulan atatürk olmasaydı...." ile başlayan ve altı doldurulmamış maddeler bugünkü konumuzdur.
İlk okul öğretmenimizin bize işlediği bilgilere göre;
* Atatürk olmasaydı, babanız hans olabilirdi, coni olabilirdi, "artık yunanmı dersiniz, ingilizmi, fransızmı türlü türlü uyruk çeşitliliğinde bir çoğu.."
* ..... olmasaydı, şimdi hala karman çorman harflerle okumayı yazmayı çözmeye çalışıyor olacaktınız, okumayı 1 dönemde öğrenmek mümkün değildi artık 2-3-4 yılda çözerdiniz..
* kılığınız kıyafetiniz berbat durumda sakallı cübbeli çarşaflı bir toplumda yaşardınız,
* ülkemiz bir çok devlet tarafından paylaşılırdı ve şuanki sınırlarımızı rüyanızda dahi göremezdiniz.
gibi gibi gibi...
bunları düşünerek zamanla söylenmiş sözleri sayfalarca sıralamak mümkün.
Bunları hep doğru bildik ama sonradan değişti zihniyetler.
Bunları çürüten mantık nedir?
* Biyolojik olarak çocuk babadan gelir. Yani çocuk spermdir. Ana rahmini kuluçkalık olarak kullanır. Analar değişsede çocuklar yani sperm sabittir. Yani babamız aynı baba olurdu. Kaldı ki babası hans coni moni olanlar insan değilmi? sürekli onlara özenilip örnek gösterilmiyormu? medeniyet seviyesine ulaşmış olanlar onlar değilmiydi hani hedefimiz olan seviye? şimdi niye kötülendiler ki?
Vel hasıl babamız ali veli hasan oldu da noldu bizim o hansın coninin cocuklarından şuan ne farkmız var? Edepsizlikte terbiyesizlikte batının önündeyiz! İslamiyetle hiç alakası olmayan abdesti namazı bilmeyen, islamın imanın şartını sayamayan bir nesil var. eee ? babanın adı hans olsa ne hasan olsa ne?
* Karman çorman harfler den kasıt osmanlıca. Osmanlıca dil alfabe olarak islam harflerinden oluşuyor. Osmanlıca öğrenen birinin Kur'an-ı Kerim okuması kolay olur. Aynı şekilde Kur'an-ı Kerim okumayı öğrenenler osmanlıcayıda çözmüş olurlar :) 3 ay süren yaz tatilinde cami imamından Kur'an-ı Kerim okumayı öğrendim ve aynı tatilde hatim etmiştim. Bahsedildiği iddia edildiği gibi 2-3 yıl sürmediği gibi çok 1 ayda okumayı öğrenmiştim.
Bu noktada bir milletin alfabesini değiştirerek o toplumun tamamını cahil yaparsınız. Bir anda okur yazar oranı 0 a iner. Heleki eski yayınları eski alfabeyide yasaklarsanız o toplumun dini, tarihi, matematiği, kimyası, fiziği, edebiyatı herşeyi biter. 10-15 sene sonra yeni bir nesil yeni alfabe ve bilgilerle yetişmeye başlar. Ama eski kitapların yasaklanıp yok edildiğini hesap edersek yeni kitapların hepsi başka kaynakları esas alacaktır. İslamiyet alfabenin değişmesiyle öyle bir darbe aldı ki anlatılamaz. Öyleki ezan bile minarelerden türkçe okutuldu.. Bu inkılapların ilan edilmesinden bu yana 100 yıl geçtiği halde halen bozuk kaynaklar piyasada pek çoktur.
* Bir toplumun ileri veya geri olmasa kıyafetiyle ne kadar alakalıdır sizce?
Sürekli takım elbiseyle abiye kıyafetlerle dolasan bir toplumda doğan büyüyen birine doğru eğitim verilmedikçe insan olmasında kıyafetlerin ne katkısı olabilir?
Bir toplumu iyi eğitimli yapmak istiyorsanız, faydalı bireyler yetiştirmek istiyorsanız eğitim alanında reformlar yapmalısınız.
Bunları bir kenara koyalım, fotel şapka takmayanların cezalandırılması, sarığını çıkartmayanların asılmasına ne demeli? Bu nasıl bir vahşettir? Nasıl bir demokrasidir? Nasıl bir diktatörlüktür?
* Ülkemizin şuan ki sınırları 20 sene öncesine kadar resmi olmasada gayri resmi şekilde paylaşılmıştı. Hala bugünlerde bile abd de ingilterede farklı basın kanallarında değişik Türkiye haritalarına rastlamak mümkündür. Asimilasyona uğratılan bir millet, sömürge altında bir devlet, her açıdan avrupa ülkelerine mecbur bir vatan...
Bunların hepsini bir kenara koyup şöyle bir düşünelim.
Osmanlı devleti yıkılmış, cumhuriyet ilan edilmiş, yeni bir devlet kurulmuş.
Yeni bir anayasa, yeni alfabe yeni kılık kıyafet v.s v.s. bir çok inkılaplar yapılmış.
Yıllarca bu uğurda insanlar asılmış cezalar kesilmiş. Antlaşmalar yapılmış..
Netice?
Yani bu kadar kavga gürültü. Muhasır medeniyetler seviyesine ulaşmak için heba edilen yıllar..
Netice?
Biz 10 - 15 yıl öncesine kadar 3. sınıf bir ülkeydik. IMF, dış borçlar, siyasetteki istikrarsızlıklar, yolsuzluklar, mafyalar, hortumcular, cuntacılar, medyanın devletten fazla olan gücü, zengin ve fakir arasındaki uçurum, ekonomi herşey berbattı. Alım gücü 0 dı.
Bu yazıyı okuyanlara soralım, siz çocukken veya bundan 20 yıl önce anne ve babanızla dışarıda ne sıklıkla yemek yerdiniz? Haftada 1 ? ayda 1 ? yılda ? hiç ??
Nasıl bir dönemdeyiz ki gün aşırı dışarıda veya dışarıdan, canımız ne çekerse yiyebiliyor?
Araç sayısı trafiği kilitleyecek kadar çoğalmış.. Ev sahibine kızan kiracı gidip ev alıyor..
son 15 yılda nasıl bir yol aldığımızın farkında mısınız?
Dini boyuttan bakacak olursa bu vatanın kutulmasını Allahü teala murat ettiyse bunu Ahmet, Mehmet, Mustafa aracılığıyla yapılması sadece sebeptir. 600 yıl hüküm süren osmanlıda sınırları dünyanın 3te birini kapladığında başlarında atatürk yoktu neticede.
Atatürkü tuplaştırmak çok yanlış ve cahilcedir. Putlaştırılmasını isteyenlerde üst akılın oyununa gelen azınlıktır. "Siz yeni bişeyler yapmayın bakın atatürkünüz var oturun onun yaptıklarıyla övünün." dercesine on yıllarca oynadılar milletle..
Konuyla ilgili internette yaptığım araştırmalara göre bu konuyu maddeler halinde şöyle anlatmışlar;
İşgal Kaldıralamasaydı, Vatanımızı işgal altında tutan düşmanlar neler yapardı, yapmak isterdi?
1- Siyasi gücüde içinde bulunduran hilafeti derhal kaldırırlardı.
2- Hemen eğitime müdahale eder, gençliğin tarihlerini unutmaları için harf devrimi yaparlar, ülkenin alfabesini
kendi harfleri olan Latin- Grek harfleri yaparlardı.
3- Kılık kıyafet devrimi yapıp, her türlü kültürel asimilasyonla, ülkedeki insanları "Batının" olan kendi giyim kuşamlarına zorlar, ve bu kurallara uymayanları asarlardı, keserlerdi, idam ederlerdi.
4- Kendi gibi olmayanları "Uygarlık Dışı" barbar ilan eder. Sokaklarda ve kamu kurumlarda, okullar'da, baş örtüsünü yasaklarlardı.
Bunlar aklımıza ilk olarak gelenler .
Ama şunlarda olabilirdi diyebilirsiniz.
1- Herkesi Öldürürlerdi, diyebilirsiniz ama kapitalist akıl böyle çalışmaz. Mal sattığı ticaret yaptığı gelir kazandığı, emeğini sömürdüğü insanları kimse öldürmek istemez. Onları öldürmek, gelir kapısını kapatmak olur. Kapitalistler ve emperyalistler için insanların ölüsü para etmez.
2- Kızlarımıza ve hanımlarımıza tecavüz ederlerdi, anababası belli olmayan "p.." diye nitelendirilen nesiller doğardı diyebilirsiniz.Kızlarımız genel evlerde turistlere pazarlanıyor. Ama bunlar zaten Antalyada bodrumda gönüllü olarak oluyor.Artık bunları dizilere kadar her yerde ayan beyan yapıyorlar. Bazı bölgelerde "Fuhuş" sokaklara kadar indi. Annesi ve babası belli olmayan bir nesil yetişiyor.Biz bu tarihe kadar "Bakire" kız ve "Bakir" damatlarla övündük! Elhamdülillah bunlar nadirde olmadı. Ama bu gidişin açılan bu çığırın nereye gittiğini ve bundan sonraki senelerde durumun nasıl olacağını siz düşünün?
3- Camileri yıkarlardı diyebilirsiniz, "EVET" yapabilirlermiydi bilmiyorum ama en azından yıkılan camilerin içinde ölürdük , özgür düşünceyi yasaklarlardı derseniz yakın birkaç on sene öncesine bakmanız yeterli, Bizi bilim ve teknooljide bir adım attırmazlardı diyebilirsiniz. Zaten bu ülkede Bilim ve Teknoloji adına ne yapılsa ya öldürülüyor yada beyin göçü yoluyla sömürülüyor.(Aselsan Mühendisleri- Dış ülkelere kaçan genç beyinler)
4- Doğal kaynaklarıımız sömürürlerdi diyebilirsiniz. Zaten savaş sonrası gizli anlaşmalarla şu anda doğal kaynaklarımızı kullanamıyoruz. Ülkemiz her sloganda "doğal kaynakları çok zengin bir ülke" ama kimsenin faydalanamadığı doğal kaynaklar!
